Turkish Power
En kaliteli hizmeti almak için üye olunuz!

Turkish Power

TurkishPowerForumuna Hoşgeldiniz!Aradığınız ne varsa burda!
 
AnasayfaKapıGaleriKayıt OlGiriş yap
Forumumuza Hoşgeldiniz!İyi vakit geçirmeniz dileğiyle!
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Süper Mario
Cuma Nis. 09, 2010 3:13 pm tarafından LegendKiller

» Bugs Bunny
Salı Şub. 16, 2010 8:56 pm tarafından LegendKiller

» Ruhsar
Salı Şub. 16, 2010 8:55 pm tarafından LegendKiller

» Ebru Gündeş'in An An Beyin Kanaması
Salı Şub. 16, 2010 8:54 pm tarafından LegendKiller

» Eski Türk Sigaraları!
Salı Şub. 16, 2010 8:51 pm tarafından LegendKiller

» Kemal Sunal Filmleri
Salı Şub. 16, 2010 8:50 pm tarafından LegendKiller

» Power Rangers
Salı Şub. 16, 2010 8:48 pm tarafından LegendKiller

» Milli Mücadele Dönemi Ayaklanmaları!
C.tesi Şub. 13, 2010 3:30 pm tarafından LegendKiller

» Amerikan Ambargosu 1975-1978
C.tesi Şub. 13, 2010 3:29 pm tarafından LegendKiller

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Google Translate

Paylaş | 
 

 Sevgili Peygamber Efendimiz(SAV)'in Hayatı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
LegendKiller
Administratör
Administratör


Hangi Takımlısınız? : Galatasaray
Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 28/01/10
Yaş : 38
Nerden : Rize/Ardeşen

MesajKonu: Sevgili Peygamber Efendimiz(SAV)'in Hayatı   C.tesi Ocak 30, 2010 7:32 pm

Peygamber Efendimizin hayatının her anında,
müminlere
çok güzel örnekler bulunmaktadır. Hz. Muhammed (sav)'in
sahabeleriyle
olan sohbetleri, onlara hitapları, şakaları, çocuklara olan
sevgi
ve ilgisi, hanımlarına karşı adaletli, sevecen ve ilgili
tavrı,
hem ailesi hem de tüm Müslümanlar için örnek bir koruyucu
olması,
güler yüzü, neşesi, canlılığı, müminlere olan düşkünlüğü ve
şefkati,
güzel ahlakın ve ideal insan modelinin önemli bir örneğidir.
Bu
bölümde Peygamber Efendimizin Allah'ın hoşnut olduğu güzel
hayatından
örnekler verilecektir.


PEYGAMBERİMİZ (SAV)
GÜLER YÜZLÜYDÜ
VE GÜLER YÜZLÜ OLMAYI TAVSİYE EDERDİ:

Peygamber Efendimiz, üzerindeki ağır
sorumluluğa ve
karşılaştığı türlü zorluklara rağmen, son derece tevekküllü,
teslimiyetli
ve huzurlu bir insandı. Hayatının her anında imanın neşesi
ve şevki
içindeydi. Hem bu imani neşesi, hem de güzel ahlakı
nedeniyle daima
güler yüzlü ve candan bir tavrı vardı. Sahabeler,
Peygamberimiz
(sav)'in bu halini şöyle anlatmaktadırlar:

O, ümmîler
içinde, kendilerinden
olan ve onlara ayetler_isimini okuyan, onları
arındırıp-temizleyen
ve onlara Kitap ve hikmeti öğreten bir elçi
gönderendir...
(Cuma Suresi, 2)

Hz. Ali (ra):
"Onun güler yüzlü oluşu ve herkese nazik davranışı adeta onu
halka
bir baba yapmıştı. Herkes onun katında ve nazarında eşit
idi."156

Allah Resulü
daima güler yüzlü,
yumuşak huylu idi...157

"Allah Resulü...
halkın en çok gülümseyeni
ve en neşelisi idi."158

Peygamberimiz (sav) ashabına da güler yüzlü
olmalarını
tavsiye etmiş ve şöyle demiştir:

"Sizler
insanları mallarınızla memnun
edemezsiniz, onları güzel yüz ve güzel huyla hoşnut
edersiniz."159

"Allah Teala kolaylık
gösteren ve güler yüzlü kişiyi sever."160


PEYGAMBERİMİZ
(SAV)'İN SAHABELERİ
İLE OLAN İLİŞKİSİ VE SOHBETLERİ

Peygamberimiz (sav), çevresindeki Müslümanlarla
çok
yakından ilgilenirdi. Onların her birinin imanını, tavrını,
temizliğini,
neşesini, sağlığını yakından takip ederdi. Her birinin
eksiklerini,
ihtiyaçlarını gözetir, temin edilmesini sağlardı. Onlarla
olan sohbetlerinde
ise, onları çok hoş tutar, gönüllerini alırdı. Sahabeler
yanından
neşe ve huzur içinde ayrılırlardı.

En yakınlarından biri olan Hz. Ali (ra),
Peygamberimiz
(sav)'in sohbetlerindeki ortamı ve sahabeleriyle olan
ilişkisini
şöyle açıklamıştır:

"Resulullah
insanların eli en açık, gönlü en geniş ve şivesi en düzgün
olanı,
yüklendiği işi en iyi şekilde ifa edeni, en yumuşak
huyluları ve
sohbeti en güzel olanıydı. Onu tanıyıp sohbetinde bulunanlar
ona
severek sokulurdu. Onu niteleyen: 'Ondan önce de ondan sonra
da
onun gibisini görmedim' derdi. Ne zaman kendisinden bir şey
istense
onu mutlaka verirdi."161

"(Birlikte)
oturduğu kimselerin
her biriyle ilgilenir, farklı muamele ettiği izlenimi
vermezdi.
İhtiyacını gidermesi için onunla oturan veya onu ayakta
tutan kimseye
karşı sabırlı olur, o kişi ayrılmadıkça kendisi onu terk
edip ayrılmazdı."162

"Ashabını özler,
(göremediği zaman)
sorardı. İnsanların durumlarının nasıl olduğunu, işlerinin
ne alemde
olduğunu da sorardı. Güzele güzel, çirkine çirkin derdi."163

"Daima
doğruların yanındaydı, başkasını
kabul etmezdi. Yanına geçici olarak girerlerdi,
çıktıklarında mutmain
olarak çıkarlardı. Yanından birer delil ve kılavuz olarak
çıkarlardı."164

Gelen
yabancıların aşırı ve mantık
dışı davranışlarını sabırla karşılardı. Ashab bazen buna
kızarlardı
da o onları teskin eder, şöyler derdi: "böyle kimseleri
gördüğünüzde
onu irşad edin!"165

"Kimsenin sözünü
kesmez, bitirinceye
kadar beklerdi."166

"... İnsanları
birbirine sevdirecek,
birbirlerine kaynaştıracak şeyleri konuşurdu. Onları
ürkütmez, kaçırmazdı.
Her kavmin liderine önem atfederdi; ikram ederdi..."167

Torunu Hz. Hasan (ra) ise Peygamberimiz (sav)
için şunları
söylemiştir:

"Bakışları son
derece anlamlı idi... Mani kelimelerle (az sözle çok mana
ifade
edecek şekilde) gayet güzel ve veciz konuşurdu. Sözlerinde
ne fazlalık
olurdu ve ne de eksiklik."168

İleri gelen
kimselerle de sade vatandaşlarla
da eşit şekilde konuşurdu. Onlardan hiçbir şeyi saklamazdı."169

Ebu Zer (ra,) Peygamberimiz (sav)'in
sahabelerine karşı
sevgi dolu tavrını şöyle anlatmıştır:

"Bir gün
Peygamberimizin yanına
gittim. Bir divanda oturuyordu. Kalktı beni kucakladı. Bu
kucaklaması
gerçekten pek içtendi."170

Ebu Hüreyre (ra) ise Hz. Muhammed (sav)'in
insanlara
karşı son derece ince düşünceli ve insaniyetli olan güzel
tavrını
şöyle tarif etmiştir:

"Allah
Resulü'nün elini birisi tuttuğunda
o kişi elini bırakmadıkça, Resulullah elini çekmezdi.
Kendisiyle
konuşan herkese karşı yüzünü döndürür, konuşan lafını
bitirmeden
çehresini çevirmezdi."171

Peygamberimiz (sav),
sahabelerinin rahatsızlıkları ile de yakından ilgilenirdi.
Zayıf
olanların kilo almaları, kilosu fazla olanların diyet
yapmalarını,
yiyeceklerin faydalı olanlarını seçmelerini tavsiye ederdi.172
Örneğin bazı hastalıklarında, sahabelerine bal şerbeti içmelerini
tavsiye etmiştir.173

Hz. Ebu Hüreyre
(ra)'nin anlattığına
göre, bir gün Ebu Hüreyre (ra) bayıldığında, Peygamberimiz
(sav)
onu kendisi ayağa kaldırmış, evine getirmiş ve aç olduğunu
anlayarak
ona ilk önce süt içirmiştir.174


Mekke, Kabe, Kral Fahd
kapısı

Andolsun
size, içinizden
sıkıntıya düşmeniz onun gücüne giden, size pek düşkün,
müminlere
şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.
(Tevbe Suresi, 128)

PEYGAMBERİMİZ (SAV)
SAHABELERİNE
ŞAKALAR YAPAR, ONLARLA BİRLİKTE GÜLERDİ


Sahabelerin aktardıkları olaylardan anlaşıldığı
gibi,
Peygamber Efendimiz hem ailesi hem de sahabeleri ile sık sık
şakalaşır,
onların yaptıkları esprilere güler ve onlara güzel isimler
veya
lakaplar takardı. Ancak, her konuda olduğu gibi şakalaşma
konusunda
da Peygamberimiz (sav) çok ince düşünceli, vicdanlı ve
anlayışlı
davranırdı. Peygamberimiz (sav)'in şakalar konusunda
ashabına verdiği
tavsiyeler şöyle özetlenebilir:

- "Ben şaka
yaparım ama sadece doğru
olanı söylerim"

- "Bir Müslümanın kardeşini korkutması helal
değildir"

- "Kardeşinle münakaşa etme, alaya alarak
onunla şakalaşma."

- "Başkalarını güldürmek için
yalan söyleyene yazıklar olsun."

- "Kul, şaka da olsa yalan söylemeyi, doğru
da olsa
münakaşa etmeyi bırakmadıkça iyi bir mümin olamaz."

- "Şaka da olsa yalan söylemeyin."175


PEYGAMBERİMİZ
(SAV)'İN SEVGİ KONUSUNDAKİ
TAVSİYELERİ

Peygamber Efendimizin özellikle üzerinde
durduğu en
önemli konulardan biri, müminlerin birbirlerini hiçbir çıkar
gözetmeden,
içten bir sevgi ile sevmeleri ve birbirlerine karşı kin,
öfke ve
kıskançlık gibi kötü hisler beslememeleriydi. Peygamberimiz
(sav)
hem bu konuda müminlere en güzel örnek olmuş, hem de onlara
sık
sık bu konularda tavsiyelerde bulunmuştur.

Allah bu konu hakkında Kuran'da şöyle
buyurmaktadır:

İşte Allah, iman edip salih amellerde
bulunan kullarına
böyle müjde vermektedir. De ki: "Ben buna karşı yakınlıkta
sevgi
dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum." Kim bir iyilik
kazanırsa,
biz ondaki iyiliği arttırırız. Gerçekten Allah,
bağışlayandır, şükredene
karşılığını verendir. (Şura Suresi, 23)

Peygamber Efendimizin sevgi, dostluk ve
kardeşlik hakkındaki
hadis-i şeriflerinden bazıları ise şöyledir:

"Mümin kendisi
için sevdiğini kardeşi
için de arzular."176

"Hediyeleşin,
birbirinizi sevin.
Birbirinize yiyecek hediye edin. Bu, rızkınızda genişlik
hasıl eder."177

"Ziyaretleşin,

hediyeleşin. Çünkü ziyaret sevgiyi perçinler, hediye de
kalpteki
kötü duyguları söker atar."178

"Birbirinizi
kıskanmayınız, birbirinize
kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz,
birbirinize
sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından
çekiştirmesin.
Allah'ın kulları kardeşler olunuz."179

"Sizden önceki
toplumların derdi
size de bulaştı: Haset ve kin. Kin beslemek kökten kazıyan
şeydir.
Allah'a yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz.
Birbirinizi
sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size birbirinizi
seveceğiniz
bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın."180

PEYGAMBER
EFENDİMİZİN ÇOCUKLARA
OLAN İLGİSİ VE ŞEFKATİ

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in tüm
insanlığa örnek
olan şefkati, merhameti ve müminlere olan düşkünlüğü,
çocuklara
olan tavrında da çok yoğun olarak görülmektedir.
Peygamberimiz (sav)
hem kendi çocukları ve torunları hem de ashabının çocukları
ile
çok yakından ilgilenmiş, doğumlarından isimlerinin
konmasına, sağlıklarından
ilimlerinin artmasına, giyimlerinden oynadıkları oyunlara
kadar
onlar için tavsiyelerde bulunmuş, hatta bizzat yol
göstermiş, ilgilenmiştir.

Örneğin, Peygamber
Efendimiz, kızı
Hz. Fatıma (ra)'ya, her iki torununun doğumundan hemen önce"Doğum
olunca bana haber vermeden çocuğa hiçbir şey yapmayın"181
diye tembihlemiştir. Bebeklerin doğumundan sonra ise onların
beslenmelerini,
bakımlarını ve nasıl korunacaklarını bizzat göstererek
anlatmıştır.

Peygamberimiz
(sav) ayrıca, yeni doğan
bebeklere, çocuklarına, torunlarına ve ashabının çocuklarına
hep
dua etmiştir. Onları severken ya da onların oyunlarını
izlerken,
onlar için Allah'tan hayırlı ve uzun bir ömür, ilim, hikmet
ve iman
istemiştir. Örneğin torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e her
vesilede
dua etmiş ve bu duasının, Hz. İbrahim'in Hz. İshak ve Hz.
İsmail
için ettiği dua olduğunu belirtmiştir.182

Ashabından İbn-i
Abbas (ra) çocukken
Peygamberimiz (sav)'in kendisine "Allah'ım buna hikmeti
öğret" diye
dua ettiğini aktarır. Ashabından Enes (ra)'e ise çocukluk
döneminde,
Allah'ın mal ve evladını çok ve ömrünü uzun kılması ve
verdiklerinin
Enes (ra) hakkında hayırlı ve mübarek olması için dua
etmiştir.183


Peygamber
Efendimiz çocukların oyununa
da çok önem vermiş, hatta zaman zaman onlarla oyun oynayarak
ilgilenmiştir.
Hz. Peygamber (sav), "Çocuğu olan onunla çocuklaşsın"184
diyerek, anne babalara çocuklarını bizzat eğlendirmelerini tavsiye
etmiştir. Peygamberimiz (sav) çocukların yüzme, koşu, güreş
gibi
oyun ve sporlarla meşgul edilmelerini de tavsiye etmiş,
hatta torunlarını
ve çevresindeki çocukları buna teşvik etmiştir.

Birçok sahabe, Peygamber Efendimizin çocukları
nasıl
sevdiğini, onlarla nasıl ilgilendiğini ve oyunlar oynadığını
aktarmıştır.
Bunlardan bazıları şöyledir:

Hz. Enes (ra):

"Resulullah aleyhissalatu vesselam çocuklarla
şakalaşmada
insanların en önde olanıydı."185

El Bera (ra):

"Peygamber
Sallallahu aleyhi ve
sellemi Hasan omuzunda iken gördüm."186

"Peygamberimiz
(sav) kızı Hz. Fatıma
(ra)'ya şöyle derdi: 'Haydi şu oğullarımı (Hasan ve Hüseyin)
çağır
bana!' Ondan sonra o ikisini göğsüne basar, koklardı."187

Ya'la İbnu Mürre (ra) Peygamberimiz (sav)'in
çocuklara
olan sevgisine, onlarla nasıl şakalaştığına dair şunları
anlatmıştır:

"Bir grup ashab, Resulullah ile birlikte
aleyhissalatu
vesselam'ın davet edildiği bir yemeğe gittiler. Yolda torunu
Hüseyin'e
rastladılar, çocuklarla oynuyordu.

"Resulullah
(sav) çocuğu görünce
ilerleyip cemaatin önüne geçip onu tutmak için ellerini
açtı. Çocuk
ise sağa sola kaçmaya başladı. Resulullah da onu takliden
sağa sola
koşarak, tutuncaya kadar peşinde koştu. Yakalayınca
ellerinden birini
çenesinin altına diğerini de ensesine koyup öptü ve 'Hüseyin
bendendir.
Ben de Hüseyindenim. Kim Hüseyin'i severse Allah da onu
sevsin.
Hüseyin sıbtlardan bir sıbttır (torun)' buyurdu."188

Hz. Enes (ra)'in
bildirdiğine göre
Resulullah (sav), "dünyadaki iki reyhanım" dediği torunları
Hasan
ve Hüseyin'i sık sık yanına çağırtıp onları koklar ve
bağrına basardı.189

İbnu Rebi'ati'ibni'l Haris (ra) diyor ki:

"Babam beni,
Abbas (ra)'da oğlu
el-Fadl (ra)'ı Resulullah'a gönderdi. Huzurlarına girdiğimiz
zaman
bizi sağlı sollu oturttu ve bizi öylesine sıkı kucakladı ki
daha
kuvvetlisini görmedik."190

Resulullah
(sav)çocuklara olan sevgisini
gösterirken sıkça onların başlarını okşardı ve onlara hayır
duaları
ederdi. Örneğin Yusuf İbni Abdillah İbni Selam (ra), "Hz.
Peygamber
(sav) beni Yusuf diye isimlendirdi, başımı okşadı" der. Amr
İbnu
Hureys (ra) ise annesinin kendisini Hz. Peygamber (sav)'in
huzuruna
götürdüğünü, Resulullah (sav)'ın başını okşayıp bol rızka
kavuşması
için dua ettiğini, Abdullah İbnu Utbe (ra) de beş-altı
yaşlarındayken
Peygamberimiz Efendimizin başını okşayarak, zürriyeti ve
bereketi
için dua ettiğini hatırlayabildiğini anlatır.191

Hz. Muhammed (sav)'in çocuklara gösterdiği
ilgili ve
sevgi dolu tavrı, Ebu Hüreyre (ra) de şu örneklerle
anlatmıştır:

"Meyvenin ilk
çıkanı getirildiği zaman Resulullah (sav) şöyle derdi:
'Allah'ım
Bize, Medinemize, meyvelerimize, müdd ve saımıza (yani
ölçeklerimize)
kat kat bereket ver' diye dua ederdi. Sonra meyveyi orada
bulunan
en küçük yaştakine verirdi."192

"Çocuğa karşı
yumuşak davranmak
Allah Resulü'nün adetlerindendi. Allah Resulü bir seferden
döndüklerinde
çocuklar kendilerini karşılarlardı. Allah Resulü de durur
sahabelerine
çocukları kaldırmalarını emrederdi. Onlar da çocukların
kimini Allah
Resulü'nün önüne kimisini terkisine bindirir ve bazılarını
da kendileri
bineklerine alırlardı."193

"Resulullah
(sav) Hz. Fatıma'nın
evinin avlusuna geldi ve oturdu. 'Burada çocuk var mıdır?'
diye
sordu. Hz. Fatıma'nın çocuğu (Resulullah'ın torunu), süratle
koşarak
geldi ve Resulullah'ın boynuna sarıldı. Resulullah çocuğu
öptü."194


"Çocuklarla o
kadar içice olmuştu
ki, bir defasında yarış yapan çocukları görmüştü de, onların
neşesine
katılmak için birlikte koşmuştu."195

Cabir İbnu Semüre (ra) de aynı konuda şunları
anlatmıştır:

"Resulullah
aleyhissalatu vesselam'la
birlikte ilk namazı kıldım. Sonra aleyhissalatu vesselam
ehline
gitti. Onunla ben de çıktım. Onu bir kısım çocuklar
karşıladı. Derken
onların yanaklarını bir bir okşamaya başladı. Benim yanağımı
da
okşadı. Elinde bir serinlik ve hoş bir koku hissettim."196

Kız çocuklarının doğar doğmaz öldürüldükleri
bir dönemde
peygamber olarak görevlendirilen Hz. Muhammed (sav), kız
çocuklarını
da erkek çocuklardan ayırmamak gerektiğini, kız çocuklarını
öldürmenin
günah olduğunu bildirmiş, ve hepsine eşit sevgi ve ilgi
göstererek,
topluma da güzel bir örnek olmuştur. Peygamberimiz (sav)'in
kız
çocuklarındaki güzel özellikleri vurguladığı sözlerinden
biri şudur:

"Kız ne güzel
evlattır. Şefkatli,
yardımsever, munis, kutlu ve analık duyguları ile doludur."197

Peygamberimiz
(sav) sevgisini hem
sözleriyle hem de davranışlarıyla gösterirdi. Çocuklara
onları sevdiğini
söylerdi.198

Peygamber Efendimiz, çocuklara olan şefkatinde
hiçbir
ayırım gözetmezdi. Kendi çocuklarına ve torunlarına
gösterdiği sevgi
ve merhametin aynısını diğer Sahabî çocuklarına da
gösterirdi. Halid
bin Said (ra), Peygamberimiz (sav)'i ziyarete geldiğinde
yanında
küçük kızı da vardı. Habeşistan'da doğduğu için,
Peygamberimiz (sav)
ona ayrı bir yakınlık gösterirdi. Bir seferinde
Peygamberimiz (sav)'in
eline işlemeli bir kumaş parçası geçmişti. Hz. Halid'in
kızını çağırttı
ve ona verdi, sevindirdi.

Cemre o sıralar küçük bir çocuktu. Babası alır,
onu
Peygamberimiz (sav)'in huzuruna götürür, derdi ki: "Yâ
Resulallah,
şu kızım için Allah'a bereketle dua eder misiniz?" Peygamber
Efendimiz
Cemre'yi kucağına oturttu, elini başına koydu ve bereketle
dua buyurdu.

Peygamberimiz (sav)'in yardımcısı Hz. Zeyd
(ra)'in oğlu
Üsame (ra) Peygamber Efendimiz ile ilgili şunları
anlatmıştır:

"Resulullah bir
dizine beni, bir
dizine de torunu Hasan'ı oturtur; sonra ikimizi birden
bağrına basar
ve 'Ya Rabbi, bunlara rahmet et. Çünkü ben bunlara karşı
merhametliyim'
diye dua ederdi."199

Bazı kimseler, Peygamberimiz (sav)'in
çocuklarla oyun
oynamasını, onlarla ilgilenmesini anlamıyorlardı. Bir
defasında
Akra bin Habis (ra), Peygamberimiz (sav)'i, Hz. Hasan'ı
öperken
gördü ve şöyle dedi:

"Benim on
çocuğum var. Şimdiye kadar
hiçbirini öpmedim." Bunun üzerine Peygamberimiz, "Merhamet
etmeyene
merhamet olunmaz" buyurdu."200

Peygamber Efendimiz mübarek evladı Hz.
İbrahim'i de,
süt annesinin evinde sık sık ziyarete gider, şefkat ve
merhametini
göstererek, başını okşar, bağrına basardı. Peygamber
Efendimizin
hizmetkarı Hz. Enes (ra), ilgili bir hatırasını şöyle
anlatır:

"Ben ev halkına
Resul-i Ekremden
(sav) daha şefkatli, daha merhametli davranan bir kimse
hayatımda
görmedim. İbrahim, Medine'nin Avali kısmında sütannesinin
yanında
bulunurken, Peygamberimiz onu görmeye gider, biz de
beraberinde
bulunurduk... Peygamberimiz içeri girer, oğlunu alır, öper,
sonra
dönerdi... Yine bir gün gittiğimizde Resulullah çocuğunu
getirtti,
bağrına bastı. Ona bazı sözler söyledi, onunla konuştu."201

Hazret-i Ali anlatıyor:

"Peygamber
Efendimiz bize ziyarete
gelmişti. O gece bizde kaldı. Hasan ve Hüseyin de
uyuyorlardı. Bir
ara Hasan su istedi. Peygamberimiz hemen kalktı ve su
kırbasından
bir bardak su aldı, çocuğa verdi."202

Peygamberimiz (sav), ayrıca müminlere çocukları
arasında
adaletle davranmalarını hatırlatmış ve şöyle demiştir:

"Allah'tan
korkun. Çocuklarınızın
size itaatli olmalarını istediğiniz gibi siz de onların
aralarında
adaletle davranınız."203

"Allah öpücüğe varıncaya kadar her hususta
çocuklar
arasında adaletli davranmanızı sever"204

Peygamberimiz (sav) çocukların eğitilmeleri ve
güzel
ahlak ile terbiye edilmeleri üzerinde de durmuş ve bu konuda
birçok
tavsiyede bulunarak yol göstermiştir. Peygamberimizin (sav)
bu konudaki
sözlerinden bazıları şöyledir:

"Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün
bir miras
bırakamaz."205

"Çocuğun, babası üzerindeki haklarından biri
ismini
ve edebini güzel yapmasıdır."206

"Çocuklarınıza ikram edin ve terbiyelerini
güzel yapın..."207

Peygamberimiz Hz.
Muhammed (sav),
her konuda olduğu gibi, çocuklarla ilgilenmesi, onlara
gösterdiği
sevgi ve şefkat ile müminlere en güzel örnektir.
Peygamberimiz (sav)
"Küçüklerimize şefkat etmeyen ... bizden değildir"208
diyerek, çocuklara gösterilen şefkatin önemini belirtmiştir.


PEYGAMBER
EFENDİMİZ'İN EŞLERİ MÜMİNLERİN
ANNELERİDİR:

Peygamber Efendimizin eşleri, tüm müminlerin
anneleri,
tüm Müslüman kadınlara örnek, takva sahibi müminlerdir.
Kuran'da,
hadis-i şeriflerde ve Peygamber Efendimizin hayatı
hakkındaki rivayetler_isimde
Hz. Muhammed (sav)'in eşlerinin huyları, imanları,
Peygamberimiz
(sav)'e nasıl yardımcı oldukları, yaptıkları tebliğ ve güzel
ahlakları
hakkında birçok bilgi verilmektedir.

Kuran'da Peygamber Efendimizin eşleri hakkında
verilen
bilgilerden biri, onların tüm müminlerin annesi olduğudur:

Peygamber, müminler için kendi
nefislerinden daha
evladır ve onun zevceleri de onların anneleridir. (Ahzab
Suresi,
6)

Bir başka ayette ise, Allah müminlere,
Peygamberimiz
(sav)'den sonra onun eşlerini nikahlamalarını yasaklamıştır.
Bu
ayet şöyledir:

. Allah'ın Resûlüne eziyet vermeniz ve
ondan sonra
eşlerini nikahlamanız size ebedi olarak (helal) olmaz. Çünkü
böyle
yapmanız, Allah katında çok büyük (bir günah)tır. (Ahzab
Suresi,
53)

Kuran'ın bazı ayetler_isiminde ise,
Peygamberimiz (sav)'in
hanımlarının diğer kadınlar gibi olmadıkları belirtilmiş ve
onların
nasıl bir tavır içinde olmaları gerektiği haber verilmiştir.
ayetler_isimde
şöyle buyrulur:

Ey peygamberin kadınları, siz
kadınlardan herhangi
biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü
çekicilikle
söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah
eder.
Sözü maruf bir tarzda söyleyin. Evlerinizde vakarla-oturun
(evlerinizi
karargah edinin), ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini
açığa vurması
gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı dosdoğru
kılın,
zekatı verin, Allah'a ve elçisine itaat edin. Ey Ehl-i Beyt,
gerçekten
Allah, sizden kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi
tertemiz
kılmak ister. Evlerinizde okunmakta olan Allah'ın
ayetler_isimini ve
hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, latiftir, haberdar
olandır.
(Ahzab Suresi, 32-34)

Peygamberimizin takva sahibi eşlerinin
ayetler_isimde bildirilen
tutumları, yani sözü maruf, akla ve vicdana uygun bir
şekilde söylemeleri,
vakarlı tavırları, sakınmaları, ibadetlerde ve Peygamber
Efendimize
itaatteki titizlikleri, Kuran'ı ve Peygamberimiz (sav)'in
sünnetini
çok iyi biliyor olmaları tüm mümin kadınlara örnektir.

Biz bu Kuran'ı sana
vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber
(kıssa)
olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan
haberi
olmayanlardandın.
(Yusuf Suresi, 3)

Allah, ayetler_isiminde Peygamberimiz (sav)'in
hanımlarının
ecirlerinin iki kat verileceğini şöyle bildirmiştir:

Ey peygamberin kadınları, sizden kim
açık bir
çirkin-utanmazlıkta bulunursa, onun azabı iki kat olarak
arttırılır.
Bu da Allah'a göre pek kolaydır. Ama sizden kim Allah'a ve
Resûlü'ne
gönülden -itaat eder ve salih bir amelde bulunursa, ona
ecrini iki
kat veririz. Ve Biz ona üstün bir rızık da hazırlamışızdır.
(Ahzab
Suresi, 30-31)

O, hevadan (kendi istek,
düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. O
(söyledikleri), yalnızca
vahyolunmakta olan bir vahiydir.
(Necm Suresi, 3-4)

Muhammed,
Allah'ın elçisidir.
Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu,
kendi
aralarında ise merhametlidirler...
(Fetih Suresi, 29)



Eğer Allah dileseydi,
sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle
sizi
denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız.
Tümünüzün dönüşü
Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri
size
haber verecektir.
(Maide Suresi, 48)

Peygamber
Efendimizin mübarek
eşlerinden ilki, Hz. Hatice (ra)'dir. Hz. Hatice aynı
zamanda ilk
Müslümanlardandır. Peygamberimiz (sav), ilk vahyi aldığında
hemen
kendisine söylemiştir. Aklı, feraseti, basireti ve hikmeti
ile tanınan
Hz. Hatice, hemen iman etmiş ve o günden sonra Peygamberimiz
(sav)'e
büyük destek olmuş, Kuran ahlakının yayılmasında maddi ve
manevi
olarak büyük bir çaba göstermiştir.

Peygamberimiz (sav)'in Hazreti Sûde, Hazreti
Aişe,
Hazreti Hafsa, Hazreti Zeyneb, Hazreti Ümmü Seleme, Hazreti
Cuveyriye,
Hazreti Ümmü Habibe, Hazreti Safiye, Hazreti Meymune gibi
isimleri
zikredilen diğer hanımları da fedakarlıkları, sabırları ve
Peygamber
Efendimize olan bağlılıkları ile sahabelere örnek
olmuşlardır.

Peygamberimiz
(sav), hem hanımları
hem de çocukları ile çok yakından ilgilenmiş, onların
imanlarını,
sağlıklarını, neşelerini ve ilimlerini artırmalarına vesile
olmuştur.
Rivayetler_isimde Peygamberimiz (sav)'in hanımları ile
oyunlar oynadığı,
koşu yarışları yaptığı da belirtilir. Sahabeler "Peygamber
(sav) hanımlarıyla en fazla şakalaşan kişiydi"209
diyerek, Peygamber Efendimizin eşlerine olan ilgisini belirtmiştir.

Ayrıca Hz. Aişe
(ra)'den rivayet
edildiğine göre, Peygamber Efendimiz,"Hanımlarına karşı
insanların
en yumuşağı, en kerimi, güler yüzlüsü ve mütebessim olanı
idi."210

Peygamber Efendimizin bilinen bir başka
özelliği ise,
hanımları arasında son derece adaletli olmasıdır. Hatta
rivayetler_isimde.
eşlerini ziyaretlerini eşit olarak taksim ettiği belirtilir.
Bu
konuda Hz. Aişe (ra) şöyle der:

"Resulullah
(sav) gece taksiminde
adalete riayet eder ve derdi ki: "Ey Allah'ım. Bu taksim
benim iktidarımda
olanda yaptığım bir taksimdir. Senin muktedir olup benim
muktedir
olmadığım şeyden dolayı beni levmetme."211

Hz. Enes (ra) anlatıyor:

"Resulullah
(sav)'ın yanında dokuz
hanımı vardı. Hanımlara uğrama işini sıraya koyuyordu.
Birinci hanımına
ikinci uğrayışı dokuz gün sonra oluyordu. Hanımları her
akşam Resullulah'ın
o gün geleceği odada toplanıyordu."212

Peygamber
Efendimiz birçok sözünde
de mümin kadınların ne kadar değerli varlıklar olduklarını
belirtmiştir.
Örneğin bir sözünde "Dünya bir metaıdır.
Dünya
metaının en hayırlısı saliha kadındır"213
dediği belirtilir.

Peygamber Efendimiz ashabına da eşlerine karşı
nasıl
bir tutum içinde olmaları gerektiğini anlatmıştır:

"En olgun imana
sahip mümin huyu en güzel ve ailesine karşı en nazik,
lütufkar olanıdır."214

"En hayırlınız,
hanımlarına en hayırlı olanınızdır. Ben hanımlarına karşı
sizlerin
en iyisiyim."215



Kim Allah'a ve Resul'e
itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimet
verdiği
peygamberler, doğrular (ve doğrulayanlar), şehidler ve
salihlerle
beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar?
(Nisa Suresi, 69)


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://turkishpowerforum.hareketforum.biz
LegendKiller
Administratör
Administratör


Hangi Takımlısınız? : Galatasaray
Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 28/01/10
Yaş : 38
Nerden : Rize/Ardeşen

MesajKonu: Geri: Sevgili Peygamber Efendimiz(SAV)'in Hayatı   C.tesi Ocak 30, 2010 7:35 pm

Hayatı
Ahlak
Tebliğ
Şemal-i Şerif
Gelceğe Dair Haber

Arkadaşlar bunlarada bakabilirsiniz...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://turkishpowerforum.hareketforum.biz
 
Sevgili Peygamber Efendimiz(SAV)'in Hayatı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hakan Şükürün Hayatı
» Rock ın babası Erkin Korayın Hayatı!
» GülÇiNİn HayATı
» Robert Thomas-Pattinson'un Hayatı
» ******'ün Hayatında 19 Sayısının Önemi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Turkish Power :: İslam Ve İnsan :: Peygamberlerin, Evliyaların, Sahabelerin hayatları-
Buraya geçin: