Turkish Power
En kaliteli hizmeti almak için üye olunuz!

Turkish Power

TurkishPowerForumuna Hoşgeldiniz!Aradığınız ne varsa burda!
 
AnasayfaKapıGaleriKayıt OlGiriş yap
Forumumuza Hoşgeldiniz!İyi vakit geçirmeniz dileğiyle!
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Süper Mario
Cuma Nis. 09, 2010 3:13 pm tarafından LegendKiller

» Bugs Bunny
Salı Şub. 16, 2010 8:56 pm tarafından LegendKiller

» Ruhsar
Salı Şub. 16, 2010 8:55 pm tarafından LegendKiller

» Ebru Gündeş'in An An Beyin Kanaması
Salı Şub. 16, 2010 8:54 pm tarafından LegendKiller

» Eski Türk Sigaraları!
Salı Şub. 16, 2010 8:51 pm tarafından LegendKiller

» Kemal Sunal Filmleri
Salı Şub. 16, 2010 8:50 pm tarafından LegendKiller

» Power Rangers
Salı Şub. 16, 2010 8:48 pm tarafından LegendKiller

» Milli Mücadele Dönemi Ayaklanmaları!
C.tesi Şub. 13, 2010 3:30 pm tarafından LegendKiller

» Amerikan Ambargosu 1975-1978
C.tesi Şub. 13, 2010 3:29 pm tarafından LegendKiller

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Google Translate

Paylaş | 
 

 Hz.Ali(ra)'ın Hayatı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
LegendKiller
Administratör
Administratör


Hangi Takımlısınız? : Galatasaray
Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 28/01/10
Yaş : 38
Nerden : Rize/Ardeşen

MesajKonu: Hz.Ali(ra)'ın Hayatı   C.tesi Ocak 30, 2010 6:55 pm

Dünyaya Gelişi, Lakabı ve Künyeleri


Hz.Ali Oniki İmâmın ilkidir, aynı zamanda Hz.Muhammed’in dâmâdı ve
amcasının oğludur. Hz.Ali Hicret’ten 23 yıl önce (Milâdi 598) Recep
ayının 13. gününde Mekke’de, Kâ’be-i Muazzama’nın içinde dünyaya
gelmişlerdir ve Kâ’be’nin içinde doğan tek kişidir. Baba ve anne
tarafından Hâşimi soyundan gelmiştir.

Hz.Peygamber, Hz.Ali’nin doğumunu duyunca amcası Hz.Ebû Tâlib’in evine
geldi. Hz.Ali’yi kucağına aldı, dilini ağzına verip emzirdi. Adını
sordu, Fâtıma; “Esed koymak istiyorum” deyince Hz.Muhammed; “Hayır”
buyurdu. “Onun adı Ali’dir” dedi ve adını “Ali” koydular.

Künyeleri ise “Ebü’l Hasan” ve “Ebû Türâb”dır. Hz.Muhammed kendilerine,
toprağın babası anlamına gelen “Ebû Türâb” künyesini vermişlerdi. Bu
yüzden, bu künyeyi çok severlerdi.


İlk İman Eden Hz.Ali
Hz.Muhammed’e ilk vahiy geldikten sonra; erkeklerden İslâmlığını ilk
izhâr eden Hz.Ali’dir ve ondan sonra kadınlardan da ilk olarak eşi
Hz.Hatice’tül Kübrâ, İslâmiyet’i kabul etmişlerdir.

Hz.Ali, bütün ömrü boyunca Hz.Muhammed’in en yakınlarından ve
yardımcılarından biri olmuş, bütün savaşlarda Hz.Peygamber’in yanında
savaşmış, bu savaşlarda çok büyük yararlıklar ve kahramanlıklar
göstermiş, canını Hz.Peygamber’in uğruna vermekten hiçbir zaman
kaçınmamıştır.


Hicret Gecesi
Hz.Muhammed hicret edeceği o gece, Hz.Ali’yi çağırdı ve “Bu gece
Rabbimin emriyle Mekke’den göç edeceğim ve Sevr mağarasında
gizleneceğim; sende benim yatağıma yatacaksın, ne dersin?”
buyurmuşlardı. Hz.Ali bu haberi canına minnet bilmiş, şükür secdesine
kapanarak kabul etmiştir.

Bu olay münâsebetiyle, Kur’ân-ı Kerîm’in Bakara Sûresi’nin:

İnsanlardan öylesi de vardır ki Allah rızâsına nâil olmak için
canını satar ve Allah, kullarını pek esirgeyendir.
” meâlindeki 207.
âyet-i kerîmesi nâzil olmuştur.


Hz.Muhammed ile Kardeş Olmaları
Hz.Peygamber, Medine-i Münevvere’ye Hicret’lerinden sonra; “Ansar
(Yardım edenler)” denilen Medineli Müslümanlarla, “Muhacirun
(Göçmenler)” diye anılan ve Mekke’den göç eden Müslümanları,
birbirleriyle daha da kaynaştırmak için kardeş ettiler. Kardeşlik töreni
bitince, tek kalan yalnız Hz.Peygamber ile Hz.Ali idiler.
Hz.Ali:
“Yâ Resûlullah! Ashâbını birbirine kardeş ettin; beni ise yalnız
bıraktın” dedi.
Hz.Resûl:
“Yâ Ali! Sen; Mûsâ’ya Hârun ne menziledeyse, bana o menziledesin. Ancak
benden sonra Peygamber yok, sen dünyada da benim kardeşimsin, âhirette
de” buyurmuşlardır.


Bedir Savaşında Hz.Ali
Medine’ye Hicret’in 2. yılında, Ramazan ayında vuku bulan ve Ebû Cehil
ile diğer müşriklerin önde gelenlerinin ölümleriyle sonuçlanan Bedir
savaşında, Hz.Ali 25 yaşlarında idi ve İslâmiyet’i koruyanların
başındaydı.

Bu savaşta vadideki su kuyuları, daha önce gelen müşrikler tarafından
zapt edilmişti. Ashâb da geceleyin susuzluk baş gösterince Hz.Peygamber;
“Bize kim su getirir.” buyurdular. Hz.Ali, eline bir kırba alıp hayli
uzakta olan su dolu kuyuya vardılar; suyla doldurup sahâbeye
ulaştırdılar. Böylece Hz.Ali, Bedir savaşında Kevser sâkiliğinin bir
örneğini göstermiş oldu.


Hz. Fatıma ile Evlenmesi
Hicret’in 2. yılının son ayı olan Zilhicce’de Hz.Muhammed, sevgili tek
kızı Hz.Fâtıma’tüz Zehrâ’yı, Hz.Ali’ye vererek onu kendisine dâmâd
etmiştir.

Hz.Ali’nin, Hz.Fâtıma ile olan evliliklerinden; Hz.İmâm Hasan, Hz.İmâm
Hüseyin ve doğmadan düşen, adı Hz.Peygamber tarafından konulan Muhsin
ile Zeyneb ve Ümmü Gülsüm dünyaya gelmişlerdir.

Hz.Peygamber’in nesl-i pâk olan soyları “Ehl-i Beyt’i”, Hz.İmâm Hasan ve
Hz.İmâm Hüseyin’den devam etmiştir.


Uhud Savaşında Hz.Ali
Uhud savaşında, müşriklerden sancağı her kim eline aldı ise o kişiler,
Hz.Ali tarafından birer birer katledildiler.

Tarih kitaplarında ve Kur’ân âyetlerinde tafsilâtıyla bildirildiği gibi
Uhud savaşında müşrikler bozguna uğrayınca; Hz.Peygamber’in bu savaşta,
Abdullah bin Zübeyr’in kumandası altına verilen ve bir gediği korumaya
memur edilip;

“Her hâlde, yerlerinden ayrılmamaları emredilen okçuların” bozgunu
görünce, gânimet hırsına düşmeleri ve yerlerinden ayrılmaları yüzünden,
çetin bir bozguna uğrayan İslâm ordusu, Halid bin Velid’in bu gedikten
hücumuyla bozulup dağıldı. Abdullah şehit düştü. Hz.Peygamber’in
yanlarında, Hz.Ali ile bir kaç kişi kaldı. Ancak Hz.Ali, Hz.Muhammed’e
saldıranlarla savaşmadaydı; o gün on altı yara almışlardı. Sonra,
ashâbın tekrar Hz.Peygamber’in yanında toplanmaları, Hz.Ali’nin sebâtı
sayesinde olmuştur.

Bu savaşta Hz.Ali müşriklerle savaşırken ve Hz.Peygamber’i korurken
elindeki kılıcı kırılmış, bunun üzerine Hz.Muhammed kendi kılıcı olan
elindeki meşhur “Zülfekâr” adlı kılıcı vermişlerdir. O gün Hz.Muhammed,
Hz.Ali için şu meşhur hadîsi buyurmuşlardır:

Lâ fetâ illâ Ali, Lâ seyfe illâ Zülfikâr
Anlamı: “Ali’den kahraman yiğit yoktur, Zülfikâr’dan üstün kılıç
yoktur
.”


Mekke’nin Fethinde Hz.Ali
Hicret’in 8. yılı, Ramazan ayında Mekke-i Mükerreme fethedildi.
Hz.Muhammed, Ka’be-i Muazzama’nın çevresindeki putları kırdılar;
içerisine girip oradaki putları da yerlerinden sökerek dışarıya attılar.

Yüksekteki putların kırılması için Hz.Muhammed, Hz.Ali’ye “Yâ Ali!
Omuzlarıma bas çık, şunları indir, kır” diye buyurdular. Hz.Ali,
Hz.Muhammed’in omuzlarına basıp putları indirdi. O vakitteki hallerini
anlatırken;

“Bana öyle geldi ki, dileseydim göğe ulaşabilirdim” buyurmuşlardır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://turkishpowerforum.hareketforum.biz
 
Hz.Ali(ra)'ın Hayatı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hakan Şükürün Hayatı
» Rock ın babası Erkin Korayın Hayatı!
» GülÇiNİn HayATı
» Robert Thomas-Pattinson'un Hayatı
» ******'ün Hayatında 19 Sayısının Önemi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Turkish Power :: İslam Ve İnsan :: Peygamberlerin, Evliyaların, Sahabelerin hayatları-
Buraya geçin: