Turkish Power
En kaliteli hizmeti almak için üye olunuz!

Turkish Power

TurkishPowerForumuna Hoşgeldiniz!Aradığınız ne varsa burda!
 
AnasayfaKapıGaleriKayıt OlGiriş yap
Forumumuza Hoşgeldiniz!İyi vakit geçirmeniz dileğiyle!
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Süper Mario
Cuma Nis. 09, 2010 3:13 pm tarafından LegendKiller

» Bugs Bunny
Salı Şub. 16, 2010 8:56 pm tarafından LegendKiller

» Ruhsar
Salı Şub. 16, 2010 8:55 pm tarafından LegendKiller

» Ebru Gündeş'in An An Beyin Kanaması
Salı Şub. 16, 2010 8:54 pm tarafından LegendKiller

» Eski Türk Sigaraları!
Salı Şub. 16, 2010 8:51 pm tarafından LegendKiller

» Kemal Sunal Filmleri
Salı Şub. 16, 2010 8:50 pm tarafından LegendKiller

» Power Rangers
Salı Şub. 16, 2010 8:48 pm tarafından LegendKiller

» Milli Mücadele Dönemi Ayaklanmaları!
C.tesi Şub. 13, 2010 3:30 pm tarafından LegendKiller

» Amerikan Ambargosu 1975-1978
C.tesi Şub. 13, 2010 3:29 pm tarafından LegendKiller

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Google Translate

Paylaş | 
 

 Millî Mücadelede Sivas

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
LegendKiller
Administratör
Administratör


Hangi Takımlısınız? : Galatasaray
Mesaj Sayısı : 295
Kayıt tarihi : 28/01/10
Yaş : 37
Nerden : Rize/Ardeşen

MesajKonu: Millî Mücadelede Sivas   C.tesi Şub. 13, 2010 3:11 pm

Kasım 1914'de girdiğimiz Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıktık. Savaş
sona erdiğinde milyonlarca kilometrekare toprağı ve yüzbinlerce
insanımızı kaybetmiş olarak Anadolu topraklarına çekildik. Türkleri,
Anadolu'dan da atma projesi devreye sokuldu. Mondros Ateşkesinin
uygulamaya konulması sonucu Musul, İstanbul, Boğazlar, Doğu Trakya,
İskenderun, Maraş, Urfa, Antep, Batum, Adana, Antalya, Kuşadası ..vd.
Anlaşma( İtilaf) devletleri'nin işgaline uğradı. Anadolu içlerine ve
kıyılarına askerî birlikler çıkardılar.

Ermeni ve Rum azınlık, işgal ordularını çoşku ile karşıladıkları gibi
ülkenin çeşitli yörelerinde taşkınlıklarını, katliamlarını sürdürdü.
Paris Barış Konferansı kararı gereğince Yunanlıların İzmir'i işgali,
bardağı taşıran son damla oldu.

Henüz Balkan ve Birinci Dünya Savaşı yaralarını sarmadan Anadolu
topraklarının da işgale uğraması, Türk halkını karamsarlığa düşürdü.
İşgaller ve azınlıkların tutumu karşısında, ülke yöneticileri siyaset
yoluyla sorunu aşacaklarını düşünürken, aydınlar arasında Amerikan,
İngiliz, Fransız ‘manda' eğilimleri baş gösterdi.

Manda düşüncesini savunanlara göre: “ Alman desteği altında Anlaşma
devletlerine yenilen Osmanlı Devleti, bu güçlü devletlere karşı tek
başına bir mücadele yürütemezdi ”. Mevcut durum karşısında ulusa olan
güven duygusunu yitirenler: “ işgallere karşı direniş, yeni işgallere
yol açar ” diye düşünüyorlardı. Ulusal tepki ve direnişler İstanbul
basınında eleştirilmekte, İstanbul Hükümeti tarafından ise şiddetle
uyarılmaktaydı.

******, bu durum karşısında Türk ulusuna duyduğu güvenle: “ Memleketi
bu müthiş badireden kurtarmak için yalnız bir kuvvetin temini lazımdır:
milletin birliği ” diyerek, bağımsızlık yolunda ilk yöntemi açıklıyordu.
Birliği sağlamanın yolu ise ulusal bir kongreden geçiyordu. Ulusun
temsilcileri bir araya gelecek ve ülkenin içinde bulunduğu duruma bir
çözüm getirecekti. Bu çözümün kararları Sivas Kongresi'nde (4-11 Eylül
1919) alınacaktır.

Sivas Kongresi Nerede Kararlaştırıldı?


9. Ordu Müfettişi olarak, asayişi düzeltmek göreviyle Samsun'a çıkan
Mustafa Kemal Paşa Ali Fuat (Cebesoy), Rauf (Orbay) ve Refet (Bele) ile
Amasya'da buluştu. Amasya Genelgesi için Kazım Karabekir Paşa ve diğer
ilgililerin onayı alındı. 21 / 22 Haziran 1919'da yayımlanan genelge,
illerin askerî ve mülkî yöneticilerine telgrafla, İstanbul'daki bazı
devlet adamları ve komutanlara ise özel mektup ekinde ulaştırıldı.

Amasya Genelgesi “ Vatanın Bütünlüğü Milletin Bağımsızlığı Tehlikededir ”
uyarısı ile başlıyor ve “ Milletin Bağımsızlığını Yine Milletin Azim ve
Kararı Kurtaracaktır ” çözüm önerisi ile sürüyordu.

Sivas Kongresi kararı, genelgede şöyle belirtiliyordu: “ Milletin
istiklâlini kurtarmak için, her türlü tesir ve baskıdan uzak bir millî
heyetin kurulması gerekmektedir. Bunun için yazışmalar sonunda,
Anadolu'nun en güvenilir yeri Sivas'ta Millî Kongre'nin toplanması
kararlaştırılmıştır. Fırka (parti) anlaşmazlıkları gözetilmeden her
sancaktan, halkın güvenini kazanmış üç murahhasın (delegenin ), mümkün
olan çabuklukla yola çıkarılması gerekir. Her ihtimale karşı bunun bir
‘millî sır' olarak tutulması ve gereken yerlerde yolculuğun değişik adla
ve kılıkla yapılması lâzımdır.

Müdafaai Hukukı Millîye Cemiyetleri ve Belediye Başkanlıklarınca
murahhasların seçilmesi ve yola çıkarılması hakkında, vatanseverlikle
yardımcı olmanızı; ve onların adlarıyla yolculuk tarihlerinin telgrafla
bildirilmesini istirham eylerim .”

Mustafa Kemal Paşa Sivas'ta ( 27 Haziran 1919)

Erzurum Kongresi'ne katılmak üzere Erzurum'a gitmekte olan Mustafa Kemal
Paşa, 27 Haziran 1919 günü Sivas'a geldi. Israrla İstanbul'a
çağırıldığı, emirlerinin dinlenilmemesi için genelgeler yayımlandığı,
tutuklama söylentilerinin dolaştığı bir sırada geldiği Sivas'ta halk ve
askerler tarafından çoşkuyla karşılandı. O anı kendisi Nutuk'ta şöyle
anlatır:

“ Sivas şehrine girerken, caddenin iki tarafı büyük bir kalabalıkla
dolmuş, askeri birlikler tören düzenini almış bulunuyordu.
Otomobillerden indik. Yürüyerek askeri ve halkı selamladım... Bu
manzara, Sivas'ın saygıdeğer halkının ve Sivas'ta bulunan kahraman subay
ve askerlerimizin bana ne kadar bağlı ve sevgi ile dolu olduğunu
gösteren canlı bir tanık idi.. ”

27 Haziran günü Sivas Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yöneticilerine şu
direktifleri verdi: “ Halkın çoğunluğunu, özellikle okumuş ve genç
unsurları amaç etrafında toplayınız. fiili direnişe hazırlanın. Olumsuz
propaganda ve akımlara karşı önlemler alın. Kolordu Komutanı ve Kurmay
Başkanı ile çok sıkı ve sürekli ilişki içinde bulununuz, onların şifresi
ile önemli konular ve durumlar hakkında bilgi alış verişi yapın. Vali
ile de iyi ilişkileri geliştirerek iki merkezin vilayete yapacağı
duyurulardan bilgi sahibi olunuz. Sivas merkezinden Erzurum Kongresi
için iki delege seçerek derhal yola çıkarınız ”

Bu direktifler, Sivaslı vatanseverler üzerinde kıvılcım etkisi yaptı.
Ulusal mücadele yolundaki çabalarını artırdılar. M. Kemal, 28 Haziran
sabahı, Ramazan Bayramının birinci günü, erkenden Erzurum'a doğru yola
çıktı.

Sivaslılar Mustafa Kemal Paşayı Karşılıyor ( 2 Eylül
1919)


Ermeni tehdidine karşı Doğu illerinin birliğini sağlamak amacıyla
toplanan Erzurum Kongresi amacına ulaşmış, Kongreye başkanlık eden ve
yönlendiren Mustafa Kemal Paşa, beraberindeki arkadaşları ve üç Temsil
Kurulu üyesiyle birlikte Sivas yolundadır.

2 Eylül günü Sivas, tarihinin en mutlu günlerinden birine uyanır. Sivas
halkı, Erzincan yönüne doğru, erken saatlerde akın etmeye başlar. Atlı –
yaya yola çıkanlar Kılavuz tepesinde toplanır. Mustafa Kemal Paşa ve
arkadaşlarını getiren otomobillerin Seyfebeli'nden görülmesi ile
Sivaslıları büyük bir sevinç dalgası kaplar. Halkın büyük sevgi
gösterisinden sonra güneş batarken hep birlikte şehre girilir.
Karşılamaya çıkamayanlar caddenin iki yanını doldurmuş, alkış tufanı
arasında Mustafa Kemal Paşayı selamlar.

Sivaslılar, misafirleri için Mekteb-i Sultanî'yi (Kongre Binası-Lise)
hazırlamışlardı. Akşam onurlarına yemek verilir. Dinlenmeye çekilirler.

Sivas Kongresi'nde Sivas Delegesi Var mıydı?

Sivas Vilayeti, ‘Altı Doğu İli”nden biri olması nedeniyle Erzurum
Kongresi'nde temsil edildi. Erzurum Kongresi'ne katılan 13 delegeden
ikisi Sivas Merkez Sancağı'nı temsilen Erzuruma gitti. Erzurum Kongresi
sonunda dokuz kişilik Temsil Kurulu belirlendi. Sivas (merkez)
delegeleri, Mustafa Kemal Paşanın bütün ısrarlarına rağmen Temsil
Kurulu'nda görev almadı. Bunun üzerine, Sivas Vilayeti adına Temsil
Kurulu'na Bekir Sami (Kunduk) ve Rauf (Orbay) Beyler seçildi.

Erzurum Kongresi'ne katılan yaklaşık 56 delege, Sivas Kongresi'ne
katılmak için memleketlerinden yetki almamışlardı. Ayrıca bu delegeleri
Sivas Kongresi'ne getirmek pratik olarak da mümkün değildi. Bu durum
karşısında, Temsil Kurulu üyelerinin, Doğu illerini ve Trabzon
vilayetini temsilen Sivas Kongresi'ne katılması kararlaştırıldı. Bu
nedenle, Sivas Kongresi'nde - Temsil Kurulu üyeleri dışında - Doğu
illerinden ve Trabzon'dan delege yer almamıştır.

Böylece, Bekir Sami (Kunduk) ve Rauf (Orbay) Bey, Sivas Vilayeti
kontenjanından seçildikleri Temsil Kurulu Üyeliği ile hem doğu
illerinin, hem de dolayısıyla Sivas'ın temsilcisi olarak Sivas
Kongresi'nde yer almışlardır.

Sivas Kongresi Delegeleri

Delegenin Adı : Temsil Ettiği Yer: Mesleği:

Mustafa Kemal (******)
Temsil Kurulu Başkanı (Erzurum)
Ordu Müf. İstifa

Hüseyin Rauf (Orbay)
Temsil Kurulu Üyesi (Sivas)
Em. Deniz subayı

Bekir Sami (Kunduk)
Temsil Kurulu Üyesi (Sivas)
Mülkiyeli - Vali

Fevzi (Baysoy)
Temsil Kurulu Üyesi (Erzincan)
Din adamı -Şeyh

Raif (Dinç)
Temsil Kurulu Üyesi (Erzurum)
Hukukçu- Yargıç

Refet (Bele)
Canik (Samsun)(TKÜ)
Asker (Albay)

Kara Vasıf
Antep
Emekli Albay

İsmail Hami (Danişment)
İstanbul
Mülkiyeli- Tarihçi

İsmail Fazıl (Cebesoy)
İstanbul
Emekli General

Hikmet (Boran)
Ask. Tıb. Öğr. Tem.(İst.)
Tıbbiye Öğrencisi

Ahmet Nuri
Bursa
İlmiye sınıfı Hocası

Osman Nuri (Özpay)
Bursa
Hukukçu- Avukat

Hüseyin (Bayraktar)
Eskişehir

Tüccar

Hüsrev Sami (Kızıldoğan)
Eskişehir
Subay

Halil İbrahim (Sipahi)
Eskişehir
Tüccar- Bld. Bşk.

Mehmet Şükrü (Koçzade)
A. Karahisar
Hukukçu

Salih Sıtkı (Kesrioğlu)
A. Karahisar
Mülkiyeli

Bekir (Gümişioğlu))
A. Karahisar
Öğretmen

Abdurrahman Dursun (Yalvaç)
Çorum
Öğretmen

Mehmet Tevfik (Ergun)
Çorum
Öğretmen

İbrahim Süreyya (Yiğit)
Alaşehir (Saruhan)
Mutasarrıf

Macit (Suner)
Alaşehir (Manisa)
Hakim (Yargıç)

Mehmet Şükrü (Dalamanlı)
Denizli
Hukukçu

Yusuf (Başağazade)
Denizli
Hukukçu - Zıraatçı

Necip Ali (Küçüka)
Denizli
Hukukçu -Yargıç

Hakkı Behiç (Bayiç)
Denizli
Mülkiyeli

Sami Zeki
Kastamonu
Emekli Subay

Nuri (Tatlızade)
Kastamonu
Tüccar

Halit Hami (Mengi)
Bor (Niğde)
Tüccar- Beld. Bşk.

Mustafa (Soylu)
Niğde
Öğretmen

Yusuf Bahri (Tatlıoğlu)
Yozgat
Çiftçi

Osman Remzi (Öğüt)
Nevşehir
Memur

Mazhar Müfit (Kansu)
Denizli (Hakkari)
Valilikten istifa

Hasan
?
?

Süleyman (Boşanlı – Boşnak)
Samsun(Canik)
Çiftçi - Denizci


Aşağıdaki isimler ise Sivas Kongresi'ne delege olarak seçilmişler, ancak
kongre çalışmaları sona erdikten sonraki günlerde Sivas'a
gelebilmişlerdir.

Nuh Naci (Yazgan)
Kayseri
Tüccar

Ahmet Hilmi (Kalaç)
Kayseri
Kaymakam

Ömer Mümtaz (İmamzade)
Kayseri
Tüccar

İhsan Hamit (Tigrel)
Diyarbakır
Eğitimci


Bursa delegeleri gösterilen askerlikten istifa etmiş Necati (Kurtuluş)
ve hukukçu Asaf (Doras)'a kongre tutanaklarında rastlanmadığı halde,
bazı eserlerde isimleri geçmektedir.

Sivaslılar Kongre için neler yaptı?

Sivaslı Rasim (Başara) Bey, Müftü Abdürrauf Efendi, Emir (Marşan) Paşa
ile 3.Kolordu Komutanı Selahattin(Çolak) ve M.Kemal Paşanın özel
temsilcisi Ask.Dr. İbrahim (Tali) Bey, ‘lise' binasının Kongre için
düzenlenmesiyle ve diğer hazırlıklarla ilgilendiler. Hayri (Sığırcı)Bey
ve Şekercizade İsmail Efendi, evlerinden getirdikleri eşyalar ile
Mustafa Kemal Paşa'nın kalacağı odayı ve Kongre salonunu döşediler.

Mustafa Kemal Paşa, Erzurum'dan gönderdiği haberle gelen delegelerin
otellerde kalmasını yasaklayınca, Şekercizade İsmail Efendi çok sayıda
delegeyi evinde uzun süre misafir etti.

Rasim Bey ve Sivas Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin diğer yöneticileri,
Hürriyet ve İtilaf Partisi Sivas örgütünün olumsuz propagandalarını boşa
çıkararak, halkı millî mücadeleye ısındırdılar.

Sivas Kongresi delegelerinin yemekleri ilk günlerde Sivas Belediyesi
tarafından karşılandı. Belediye Başkanı Abdulhak Bey sadece yemekle
değil, bütün sorunlarla yakından ilgilendi. Daha sonra masrafları kısmak
amacıyla, yemekler Kongre binasının alt katındaki mutfakta
çıkarıldı.Yemek giderleri belli ölçüde Sivas'ın varlıklı aileleri
tarafından karşılandı.

Şehrin ileri gelenleri ve yöneticileri sık sık kongre binasına giderek,
Mustafa Kemal Paşa ve beraberindekileri ziyaret ettiler, gece
sohbetlerine katıldılar.

Böbreklerinden rahatsız olan Mustafa Kemal Paşaya sık sık kepenek suyu
getirilerek iyileşmesine yardımcı olundu.

Fransızların Güneyden, İngilizlerin Kuzeyden şehri işgal edeceği tehdit
ve söylentilerine, Elazığ Valisi Ali Galip'in Kongreyi basarak dağıtma
girişimlerine, İstanbul Hükümeti'nin baskılarına rağmen vatansever Sivas
halkı Sivas Kongresine, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına tam bir ev
sahipliği yapmıştır.

12 Eylül 1919 günü Kongre salonunda halka açık bir toplantı yapıldı.
Davetli Sivaslılar tam kadro bu toplantıya katıldığı gibi, aynı gün Ulu
Cami'de yapılan toplantıya Sivas halkı büyük bir ilgi ile katılarak,
heyecanlı konuşmaları can kulağı ile dinlemişlerdir.

Mustafa Kemal Paşa, arkadaşları ve Temsil Kurulu üyeleri 108 gün
kaldıkları Sivas'ta huzur içinde çalışmalarını yürütmüşlerdir.

Kongre sonrası Sivaslı vatansever kadınların yaptıkları çalışmalar her
türlü övgünün üstündedir.

Sivas Kongresi'nin Açılışı ve Başkanlık tartışması

4 Eylül 1919 Perşembe günü Sivas, tam bir bayram sevinci içindeydi.
Sivas halkı, saatler öncesinden Mekteb-i Sultanî'nin önünde toplanmış,
binaya giden yolları doldurmuştu.

Açılış saati olan 14.00'e beş kala Mustafa Kemal Paşa odasından çıkıp
toplantı salonuna girdi. Doğruca Başkanlık kürsüsüne çıktı. Çünkü bu
toplantının düzenleyicisi ve davetçisiydi. Açış konuşmasına şu
cümlelerle başladı:

“ Muhterem Efendiler;

Vatan ve milletin kurtuluşunu amaçlayan zorlayıcı sebepler, sizleri
bunca sıkıntı ve engeller karşısında Sivas'ta topladı. Yiğitçe azminizi
kutlar, sizlere hoş geldiniz demekle mutlu olduğumu arz ederim .... ”

Kongrenin açılışından bir gün önce Bekir Sami (Kunduk) un evinde yapılan
toplantıda Mustafa Kemal Paşanın Kongre Başkanlığına getirilmemesi
kararlaştırıldı.

Açılış günü kongre salonuna girilirken Mustafa Kemal Paşanın “ Kimi
Başkan yapalım? ” sorusuna Rauf Bey: “ Sen Başkan olmamalısın ” cevabını
verdi.

Kongre açıldıktan sonra söz alan İsmail Fazıl Paşa, işin içine
kişisellik karışmaması, eşitlik ilkesine uyulmasının dışarıya karşı
olumlu etki yapacağı gerekçesiyle, başkanlığın birer gün veya birer
hafta devam etmek üzere sırayla yapılmasını ve üyelerin temsil ettikleri
il veya sancağın adlarının baş harfleri esas alınarak alfabe sırasına
göre yapılmasını teklif etti.

Teklif Kongre tarafından kabul edilmedi. Gizli oyla yapılan seçim
sonucunda üç olumsuz oya rağmen, Mustafa Kemal Paşa Kongre Başkanlığına
getirildi.

Mustafa Kemal Paşanın Kongre Başkanlığına itirazlarının sebebi,
kongreden önce hazırladıkları manda isteklerini içeren raporlarını
kolaylıkla kongreye kabul ettirmekti.

Erzurum Kongresi Kararlarında Yapılan Değişiklikler

5 Eylül günü bayram kutlama mesajları gönderildi. 6 Eylül Kurban
Bayramının ilk günü olduğu için kongre toplanmadı. Bayram günü Sivas
Belediyesi'nden bir kurul, Kongre binasına gelerek kutlamada
bulunduğundan, 7 Eylül günkü toplantıda ziyaretin iadesi için karar
alındı.

7 Eylül günü kutlama telgrafları okundu, verilecek cevaplar belirlendi.
Sonra gündemin önemli maddelerinden olan Erzurum Kongresi Tüzük ve
Bildiri değişikliği ile ilgili görüşmelere geçildi. Mustafa Kemal
Paşanın önceden hazırladığı değişiklik paketi Kongre Genel Kurulu
tarafından kabul edildi:

Cemiyetin (derneğin) adı “ Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ” iken
“ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ” oldu.

“ Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) , bütün Doğu Anadolu'yu temsil eder ”
yerine “ Heyet-i Temsiliye bütün vatanı temsil eder ” denildi.

“ Her türlü işgal ve müdahaleyi Rumluk ve Ermenilik kurma gayesine bağlı
sayacağımızdan, topyekûn (hep birlikte) savunma ve direnme ilkesi kabul
edilmiştir” cümlesi “Her türlü işgal ve müdahalenin özellikle Rumluk ve
Ermenilik kurma gayesine yönelmiş faaliyetin reddi konularında topyekûn
savunma ve direnme ilkesi kabul edilmiştir ” şeklinde değiştirilmiştir.


Bu iki cümle arasında anlam bakımından büyük fark vardır. Birincisinde
Anlaşma devletlerine karşı düşmanca tavır alma ve direnmeden söz
edilmiyor, ikincisinde bu konu açıklık kazanıyordu.



Tüzüğün dördüncü maddesinde geçen “ Osmanlı Hükümeti'nin yabancı
devletlerin baskısı karşısında, buraları (Doğu illerini) bırakmak ve
ilgilenmemek zorunda kaldığı anlaşılırsa, alınacak idarî, siyasî, askerî
önlemlerin belirlenmesi ”, – geçici bir yönetim kurma–ile ilgili olarak
Sivas Kongresi “ buraları ” yerine , “ yurdumuzun herhangi bir
parçasını bırakmak ve ilgilenmemek ” ifadesini kabul etmiştir.

Bu değişikliklerle yerel bir kongre olan Erzurum Kongresi tüzük ve
bildirisi, Ulusal bir kongre olan Sivas Kongresi tarafından
genelleştirilerek vatanın tümünü kapsar bir hale getirilmiş oldu.

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kurulması ile bütün yerel
cemiyetler bir çatı altında toplanarak, bu cemiyetin şubeleri konumuna
getirilmiş oldular. Böylece Millî mücadele merkezi bir örgütlenmeye
gidiyor; ulusal birlik ve ortak mücadele sağlanmış, dağınıklık
giderilmiş oluyordu.

Erzurum Kongresi kararıyla kurulmuş olan Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti ve Temsil Kurulu, yerini 11 Eylül 1919 günü Anadolu ve Rumeli
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Temsil Kuruluna bırakmış oluyordu.

Sivas Kongresi'nde Manda Tartışmaları

Paris Barış Konferansı'nda Anlaşma Devletleri temsilcileri dünyayı
paylaşmaya kalktılar. Ancak çatışık istekler ortaya çıktı. Bazı
milletleri tümden esaret altına alamayacaklarını düşünerek, işgal
politikalarını örtmeye yarayan yeni bir sömürü yöntemi geliştirdiler ve
adına ‘Manda Yönetimi' dediler.

Paylaştırılacak yeni topraklar, doğrudan devletlerin eline verilmeyecek,
uygun görülecek büyük bir devlet, Milletler Cemiyeti adına bir yörede
vekaleten yönetimle görevlendirilecekti. Bu vekaleti alan devlet,
sömüreceği ulusun bağımsızlığı hak etme süresini belirleyecekti.

Türkiye dışında, Osmanlı toprakları üzerinde kurulmuş bütün devletler
galip devletlerin mandası altına girdi ve uzun süre sömürüldü.
******'ün önderliği altında girişilen ulusal Kurtuluş Savaşı başarıya
ulaştığı için ‘Tam Bağımsız' Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.

Manda altına girmekten başka çare düşünemeyen Osmanlı aydınları, tarihi
ilişkileri dikkate alarak Amerikan mandası üzerine yoğunlaştılar.
Amerika'ya mektuplar yazdılar. Mustafa Kemal Paşaya gönderdikleri mektup
ve telgraflarla onu da etkilemeye çalıştılar.

Erzurum'da bulunduğu sırada, Halide Edip (Adıvar) tarafından gönderilen
ve Amerikan mandasının ekonomik ve medeni destekten ibaret olduğu
sözleri ile dolu mektubu okuduğunda sinirlenen Mustafa Kemal Paşa,
yanındakilere şöyle seslenir:

“ Hayır paşalar hayır, hayır beyefendiler hayır, hayır hanımefendiler
hayır, manda yok.. Ya istiklal, ya ölüm var..

Amerikan mandası diye çırpınanlar, düşman işgali altında bulunan
sinirleri ve zaafları ile bu millete ve bize inanmayanlardır. Bizim
hayal ve macera peşinde koştuğumuzu sananlardır. Eğer, bunlar
Anadolu'nun ve Türk milletinin gerçek duygularını bilseler, bizim
çalışmalarımızın hedefini kavrayabilseler, Erzurum Kongresi kararlarının
nasıl bir millî vicdan ürünü olduğunu takdir edebilseler, bu sakim
(hastalıklı) fikirlerinden dolayı utanç duyarlar. Bunlar, ümitsizlik ve
bozgunluk içinde realitelerden uzak olarak yaşayan ve ne yapacaklarını,
ne yapılmakta olduğunu bilmeyen insanlardır.

Kongre hissiyatını açıklıkla belirtmiştir. Heyet-i Temsiliye (Temsil
Kurulu) kararını vermiştir. Millî irade şuur ve istikametini bulmuştur.
Davamız yürümektedir ve yürüyecektir. Başarılı olmamak için hiçbir sebep
yoktur. Hiçbir olumsuz kararı tanımayacağız. Tek ve değişmez parola
şudur: Tek tepe, tek kurşun kalıncaya kadar mücadele, yahut da: Ya
İstiklal, Ya Ölüm! ”

Erzurum'da, Sivas'a gelme hazırlıkları yapıldığı bir sırada kendisine
sorulan: “ Paşam, Sivas'ta galiba manda meselesi bizi çok üzecek ve
yoracak ” sorusuna heyecanla şu cevabı verir: “ Ahmaklar, memleketi
Amerikan mandasına, İngiliz himayesine terk etmekle kurtulacak
sanıyorlar. Kendi rahatlarını temin etmek için bir vatanı ve tarih
boyunca devam edip gelen Türk istiklalini feda ediyorlar .”

Kongre için Sivas'a erken gelen İstanbul delegeleri diğer delegeleri de
etkileyerek, Amerikan mandasını isteyen bir muhtıra (rapor)
hazırladılar. Bu rapor Sivas Kongresi gündemine alındı.

8 Eylül 1919 günü Kongre mandayı tartışmaya başladı. Özellikle
İstanbul'dan gelen Kara Vasıf Bey, İsmail Fazıl(Cebesoy) Paşa, İsmail
Hami (Danişment) Bey ve Refet (Bele) Bey, Kongre salonunu etkileyecek
uzun konuşmalar yaparak, Amerikan mandasını savundular. Kara Vasıf Beyin
konuşması sırasında delegelerden biri : “ İstanbul'dan mandayı mı bize
hediye getirdiniz? ” diye bağırdı.

Refet Beyin konuşmasının delegeler üzerinde o kadar etkili olmuştu ki,
oylamaya geçilmesi durumunda manda kararı çıkacağından korkan Mustafa
Kemal Paşa, toplantıya on dakika ara verir.

Ahmet Nuri Bey (Bursa) ve Raif(Dinç) Efendi mandayı savunanları
eleştirdiler. Bağımsızlıktan yana tavır koydular. Mandayı savunanları
Bağımsızlığa karşı olmakla suçladılar. Bunun üzerine İsmail Fazıl Paşa
“Yanlış anlaşıldığı için raporumuzu geri çekiyoruz. Hiç verilmemiş
saydık” dedi.

8 Eylül gecesi evlerde ve Kongre binasında manda üzerine konuşmalar ve
tartışmalar sürdü. Ertesi gün Kongre manda tartışmalarına devam etti.
Rauf(Orbay) Beyin teklifi ile : “Amerika'da yıllardan beri aleyhimizde
yapılmakta olan olumsuz propagandaların doğurduğu yanlış anlaşılmaların
önüne geçmek için Amerika'dan bir kurul istenmesine ve inceleme
sonucunda gerçeklerin gösterilmesi” kararına varıldı.

Böylece hem manda istekleri gömüldü, hem de mandayı savunanlar
küstürülmeyerek bu sorun çözüme kavuşturuldu.

Manda konusundaki görüşmelerin sonucu Sivas Kongresi kararlarına şöyle
yansıdı : “... Devlet ve milletimizin iç ve dış bağımsızlığı ve
vatanımızın bütünlüğü saklı kalmak şartıyla, altıncı maddede yazılı
sınırlar içinde, milli ilkelere saygılı olan ve vatanımıza karşı saldırı
ve yayılma amacı gütmeyen herhangi bir devletin teknik, sanayi,
ekonomik yardımını memnuniyetle karşılarız ....”

Mustafa Kemal Paşa, mandayı savunanları karşısına almadan Sivas
Kongresi'ni başarı ile yönetmiş ve mandanın reddedilerek, bağımsızlık
kararının çıkmasını başarıyla sağlamıştır. Gösterdiği liderlik sabrıyla,
Kongrenin birlik ve beraberlik içinde çalıştığını ve sonuçlandığını
dost, düşman herkese göstermiştir.

Manda İsteklerine karşı Bir Türk Gencinin Haykırışı
Manda tartışmalarının yoğun olarak yaşandığı 8 Eylül gününün gecesi
Mustafa Kemal'in odası her zamankinden daha kalabalıktı. Özellikle
Denizli delegeleri olan Necip Ali, Yusuf Beylerle, Şeyh Fevzi Efendi,
Hikmet, Osman Nuri, Ahmet Nuri Beyler lise binasında delegelere ayrılan
koğuşta kaldıklarından, onların da katılımıyla Paşanın odasında
toplananların sayısı çoğalmıştı.

Mustafa Kemal Paşa etrafındakilere hitaben:

“ İstanbul'dakiler ve buradakiler nevmid (ümitsiz ) ve hasta
insanlardır. Ecnebi işgal etkisi altında cesaret ve ümitlerini kaybetmiş
olmanın verdiği teessürle ( keder – üzüntü ) ve marazi (hastalıklı )
bir haleti ruhiye ( ruh hali- psikoloji ) içinde hareket ediyorlar.
Bunun başka türlü izahı yoktur.”

“Bir milletin istiklâl hakkını aramasından ve bu yolda gerekiyorsa son
damla kanını akıtmasından daha tabiî ne tasavvur edilebilir? Şerefsiz,
istiklâlsiz, esir bir millet çocukları olarak yaşamak yerine, efendice
ve kahramanca ölmek elbette ki şayanı tercihtir ( seçilmeye değerdir).
Bunu anlayamamak ne garip mantıktır?” dedi. Delegeler de konuşuyor,
manda aleyhinde söz ediyorlardı.

Hikmet ismindeki Askeri Tıbbiye öğrencisi, Sivas Kongresi'nde öğrenci
arkadaşlarının temsilcisi olarak bulunuyordu. Aralarında topladıkları
para ile onu Sivas'a göndermişlerdi. Heyecanlı, atak bir vatanseverdi.

Gece, Paşanın odasında Hikmet Bey de vardı. Gündüz yaşanan tartışmaların
etkisiyle olsa gerek titriyordu. Sanki birdenbire ateş ve heyecan
kesilmiş olarak, yüksek sesle:

“- Paşam, delegesi bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklâl davamızı
başarmak yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul
edemem.. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olursa olsun
şiddetle red ve takbih ederiz (çirkin görürüz) . Farzı Muhal (var
sayalım) , manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa
Kemal'i ‘ vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı' olarak adlandırır
ve tel'in (lanet okuma, protesto etme ) ederiz .”diye bağırdı.

Bu gencin yürekten kopup gelen bu sözleri karşısında orada bulunanların
gözleri yaşarmıştı. Mustafa Kemal Paşa da duygulanmıştı. Heyecanlı bir
sesle:

“ Arkadaşlar gençliğe bakın, Türk millî bünyesindeki asil kanın
ifadesine dikkat edin.” dedi , sonra Hikmet Beye dönerek:

“ Evlat, müsterih ol. ‘ rahat ol' . Gençlikle iftihar ediyorum ve
gençliğe güveniyorum. Biz, ekalliyette ‘ azınlıkta' kalsak dahi mandayı
kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklâl, ya ölüm .”


Tıbbiyeli genç, hemen yerinden fırladı:

“ Var ol paşam ...” diyerek Mustafa Kemal'in elini öptü. Mustafa Kemal,
kongreye aydın Türk gençliğinin ve tıbbiyenin temsilcisi olarak
üniformasıyla katılan bu yiğit delikanlının alnından öptü:

“ Gençler, vatanın bütün ümit ve istikbali size, genç nesillerin anlayış
ve enerjisine bağlanmıştır.” dedi.

Sivas Kongresini Engelleme Çalışmaları ve Ali Galip Olayı

Kongrenin İngiliz ve Fransızlar tarafından baskına uğrayarak Sivas'ı
işgal edecekleri tehditleri boşa çıktı. Mustafa Kemal Paşa bu
tehditlerin boş olduğunu henüz Sivas'a gelmeden Vali Reşit Paşaya
bildirmişti.

Sivas Kongresine delege seçilenlerin Sivas'a gelişleri sırasında bin bir
engelle karşılaştıkları, kılık değiştirdikleri bilinmektedir. İşgal
altındaki yerlerden delege gelemeyişi nasıl bir baskı altında
kalındığının en büyük işaretidir.

Bütün bunların yanında Ali Galip olayı ayrı bir tehdit oluşturmuştur:
Elazığ Valiliğine özel görevle atanan Kurmay Albay Ali Galip, 27 Haziran
günü Sivas'a gelecek olan Mustafa Kemal Paşayı tutuklatmak için Sivas
Valisi Reşit Paşayı baskı altına almıştır. Ancak şehre gelen Mustafa
Kemal Paşa tarafından, Kolordu binasında ayakta bekletilerek, ağır
sözlerle karşı karşıya bırakılmıştır.

Sivas Kongresi devam ederken, İstanbul Hükümeti Ali Galip'e Sivas
Valiliği ile Üçüncü Kolordu Komutanlığını önerir. Ali Galip, bu öneriye
karşılık, askerlik kıdemine sekiz buçuk yıl eklenmesini, generalliğe
terfi ettirilmesini ve bir miktar tazminat verilmesini ister. 3 Eylül
1919 günü Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa ve Dahiliye Nazırı Adil
Beyin imzalarıyla şartlarının kabul edildiği kendisine bildirilir.

Bu yazışmalar milli mücadele istihbaratınca elde edilecek ve karşı
harekete geçilecektir.

Ali Galip, ayrılıkçı bir takım gruplardan asker toplayarak Sivas
Kongresi'ni basma hazırlıkları yaparken, çevredeki askeri birliklerin
baskınına uğrayacaklarını öğrenince kaçar.

Bu gelişmeler karşısında durumu Padişaha iletmek isteyen Mustafa Kemal
görüşmeye engel olunması üzerine İstanbul ile her türlü haberleşmeyi
kestirir. 15 gün süre ile soğuk harp başlar. Sonuçta Damat Ferit
Hükümeti istifa etmek zorunda kalır.

Yeni kabineyi kuran Ali Rıza Paşa ile süren görüşmeler sonunda “Amasya
Görüşmeleri” gerçekleşir. Osmanlı Mebuslar Meclisinin açılışı sağlanır.
Bu mecliste “Misak-ı Millî” ilan edilerek hem ulusal sınırlar çizilir
hem de tam bağımsızlık kararı yasal ve yetkili bir organ tarafından
kararlaştırılmış olur. Mebuslar Meclisi'nde alınan bu tarihi karara
tepki olarak İstanbul işgal edilecek (16 Mart 1920) ve bazı
Milletvekilleri tutuklanacaktır. Bu gelişmeler ise TBMM'nin açılmasına
ortam hazırlayacaktır.

Sivas Kongresi, ulusal bir kongre olma özelliği ve Misak-ı Millî'ye alt
yapı hazırlaması bakımından, TBMM'ye giden yolu açmış ve millet
egemenliğine öncülük yapmıştır.

İrade-i Milliye Gazetesi

Sivas Kongresi toplanmadan önceki günlerde gelen delegeler, millî ülkü
ve hareketlerin geniş ve sürekli bir biçimde yayımlanması için bir
gazetenin çıkarılması gereği üzerinde durmuşlardı. İsmail Fazıl Paşanın
önerisi ile çıkarılacak gazetenin adı İrade-i Milliye oldu.

11 Eylül Perşembe günkü oturumda basın konusu ele alındı ve haftada iki
gün olmak üzere “İrade-i Milliye” adıyla bir gazetenin çıkarılmasına
karar verildi. Gazete yönetiminin politik kuruluşla ilgisi bulunmayan
birine verilmesi istendi. Bu kişiyi bulma görevi ise Rasim (Başara) Beye
verildi. O da Sivas Lisesi'nin çalışkan öğrencilerinden biri olarak
tanıdığı, yirmi iki yaşındaki Demircizade Selahattin'i (Ulusalerk) bu
işe uygun gördü. Selahattin, görevi sevinçle kabul etti. Dilekçe ile
Valiliğe başvurarak gazetenin çıkarma yetkisini aldı ve Sorumlu Müdürü
oldu.

Gazete İl Basımevinde basıldı. İlk sayısı 14 Eylül günü çıkan gazetenin
çıkış sebebi, yine bu sayıda “ Millî hareketin halka ve dünyaya
duyurulması ” olarak belirtiliyordu.

İrade-i Milliye Gazetesinin özellikle ilk beş sayısındaki yazılar,
bizzat Mustafa Kemal Paşa tarafından kaleme alınmıştır. Temsil
Kurulu'nun Sivas'ta bulunduğu süre içinde 19 sayı yayımlandı.

İlk sayısının sürümü tahmin edilemedi. Bin adet basıldı. Aşırı talep
üzerine baskı sayısı artırıldı. Gazete basıldığı günlerde geçmiş
baskıları yirmi kuruş yerine, iki yüz kuruşa dahi arayanlar vardı.
Özellikle İstanbul'dan büyük bir istek vardı.

İrade-i Milliye, Mustafa Kemal Paşa tarafından Temsil Kurulu adına yayın
yapmak için kurdurulan ilk Millî Mücadele gazetesidir.

İngiliz ve Fransız Basınında Sivas Kongresi

The Times Gazetesi , 22 Eylül 1919 : “ Bir Anadolu Cumhuriyeti...
asilerin başı: M. Kemal..., Sultanın değiştirilmesinin başlıca
gayelerinden biri olduğu bazı mahfillerde ileri sürülmektedir .”

Ranin Gazetesi , 11 Ekim 1919 : “ M. Kemal Paşa Anadolu'da bir millî
hareket meydana getirmeye çalışıyor. Bu çocukça bir hayaldir! Bütün
cihanın kuvvetine karşı... harpten ezilmiş olan zavallı Anadolu'nun
kuvveti ile... kafa tutmasının ne hükmü olabilir? Anadolu'da ne
kalmıştır, ne var ki direniş oluşturabilsin? ”

.....

Le Temps Gazetesi , 10 Eylül 1919 : “ Sultanın hakimiyeti hâlâ
İstanbul'da ise de ordusu başka yerde, Türk milliyetçilerinin gittikçe
güçlendikleri Anadolu'dadır. Sivas'tan, kongreleri Sultana telgrafla bir
kararlar listesi bildirdi. Birinci karar şimdiki hükümete güveni
reddediyor; ikincisi ise hiçbir Türk toprağının elden çıkmamasını
istiyor...

İster beğenin ister beğenmeyin bir Türk gücü yaşıyor. İster beğenin
ister beğenmeyin bu güç kendi şuuruna vardı. ‘Hasta adam' ın gürbüz,
hatta rahat durmaz çocukları var ve onun mirasını, hiç değilse bu
mirastan hakları bulunan parçayı istiyorlar. Müttefikler ne düşünür
acaba? ”

Lyon Republicain , 23 Eylül 1919 : “ Sivil ve asker Türk vatanseverleri,
iktidarsızlıkla suçladıkları hükümetlerine karşı ve Türkiye'yi
paylaşmak istemelerinden kuşkulandıkları bazı müttefiklere karşı tam bir
ayaklanma halindedirler .”

Lyon Republicain , 20 Ekim 1919 : “ Milliyetçi hareket iki büyük
avantajdan yararlanıyor: Bir yandan, iklimi çok sert, ulaşım olanakları
kıt olan dağlık bölgenin doğal durumu; öte yandan, millî topraklarını
savundukları bilincini taşıyan ve müttefiklerin çelişen çıkarlarına
karşı tek vücut halinde birleşen şeflerinin su götürmez vatanseverliği.

Bütün güçlüklerine rağmen, Türkiye'nin bağımsızlığı politikası
izlenmelidir ”

İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Robeck, Dışişleri Bakanı
Lort Kürzon'a gönderdiği raporunda Sivas Kongresi ile ilgili olarak
şöyle yazmıştır: (17 Eylül 1919 )

“ Türk milliyetçileri, Türkiye'nin Türklerde kalmasını istiyorlar,
yabancı himayesini red ediyorlar. Onlar imparatorluğun ölümünü değil,
yeni bir hayat mukavelesini imza etmek azmindedirler .”

Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti

Sivas Kongresi sonrası, Mustafa Kemal'in henüz Sivas'ta bulunduğu bir
sırada Sivaslı vatansever kadınlar bir araya gelerek Anadolu Kadınları
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla bir dernek kurdular.

28 Kasım günü Nümune Mektebinde yapılan bir toplantıdan sonra, valiliğe
resmen başvuruda bulundular ve 9 Aralık 1919 tarihli valilik yazısıyla
kuruluş onayını aldılar.

AKMVC'nin kuruluşu Mustafa Kemal Paşaya bildirildiğinde : “ Maksat
vatanı müdafaadır. Bu teşebbüsün birinciliği şerefini kazandıkları için
Sivaslı hanımefendileri tebrik ediyorum ” diyerek bu girişimden duyduğu
mutluluğu dile getirmiştir.

Türk kadınının Milli mücadeleye büyük kararlılıkla katılışı gösteren en
önemli olay, merkezi Sivas'ta olmak üzere kurulan bu dernektir.

AKMVC'nin Melek Reşit Hanımın Başkanlığı altında 800 üyesi vardı. O
günkü illerin idari genişliğini dikkate alırsak, 14 merkezde şubelerinin
olması bu kadın derneğinin önemini ortaya koymaktadır. Genel merkezi
Sivas olan AKMVC'nin şubeleri: Kangal, Viranşehir, Kayseri, Eskişehir,
Kastamonu, Erzincan, Amasya, Pınarhisar, Burdur, Konya, Yozgat, Bolu,
Aydın, Niğde.

Savaş şartlarında kimsesiz kalmış olan kadın ve çocuklara maddi ve
manevi destek veren bu vatan sever Sivaslı kadınlar, cephedeki askere
kıyafet diktiler. Aralarında para toplayarak maddi destelerde
bulundular. Yabancı devlet Başkanları ve eşlerine gönderdikleri
yazılarla, işgaller karşısında kadın ve çocukların uğradığı zulümleri
protesto ettiler. Ayrıca Padişaha, İstanbul Hükümetine, bazı
kuruluşlara, yabancı devlet temsilcilerine, (Ulusal haberlere uygulanan
sansüre göz yuman) Osmanlı basın kuruluşlarına protesto telgrafları
çektiler.

Bütün faaliyetleri İrade-i Milliye ve Hakimiyeti Milliye gazetelerinde
yer alan AKMVC, Milli Mücadele tarihimizde haklı ve onurlu bir yere
sahip olmuştur.

Sivas Kongresi İle ;

* Bütün ulusal cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
ismi altında birleştirilerek bir merkezden yönetilmeye başlandı.

• Manda düşüncesi reddedilerek, ulusal bağımsızlık benimsendi.

• Ulus egemenliğinin ve bağımsızlık ruhunun sürekli kalplerde
yaşayacağı ve Anadolu'nun her türlü direnişe hazır olduğu bütün dünyaya
duyurulmuş oldu.

• Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin açılmasına zemin hazırladığı gibi,
Misak-ı Millî kararlarına da öncülük etmiştir.

• Kongre ile Türkiye'nin toprak bütünlüğü ve ulusal bağımsızlığının
korunması istenmiş ve gerektiğinde işgal devletlerine karşı silahlı
hareket öngörülmüştür.

• Mustafa Kemal Paşanın Başkanlığında seçilen Temsil Kurulu,
yürütülecek siyasi mücadelenin yöneticiliğini üslenerek TBMM'nin
açılışına kadar bu görevi yürütmüştür.

• Ulusal bir kongre olan Sivas Kongresi, TBMM iktidarına ve rejimine
geçişin kurumu olmuştur.

• Sivas Kongresi, birleştirici, yapıcı ve Türk millî mücadelesini ve
Kurtuluş Savaşını bina edici temel bir kongredir.

• ******'ün deyişi ile “ Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan
kararlar verildi ”

• Kongrede alınan kararlar, usûl ve esas olarak demokratik ve millî bir
devletin habercisidir. Kongre ile Türk milleti kendi kaderine el
koymuş, vatanın bölünmez bütünlüğü ve tam bağımsızlık hedefiyle Kurtuluş
Savaşı'nın esaslarını ortaya koymuştur.

• Yürekli bir şekilde alınan ve büyük bir azimle uygulanan bu kararlar
sonucunda kesin bir zafer elde edilmiş ve demokratik, laik, çağdaş
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu gerçekleştirilmiştir.

Sivas'ta Komutanlar Toplantısı

İstanbul Hükümetinin Mebuslar Meclisinin Anadolu toplanmasına razı
olmadığı her halükarda İstanbul'da toplanacağı, Salih Paşa tarafından
Sivas'a iletildi. Bu durum Karşısında Temsil Kurulu ile durum
değerlendirmesi yapan Mustafa Kemal, Sivas'ta bütün kolordu
komutanlarının katılacağı bir toplantı yapılması kararını çıkarttı.

16 –24 Kasım 1919 günleri arasında Sivas'ta gerçekleştirilen toplantıya
başta 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ve 20 Kolordu Komutanı
Ali Fuat Paşa olmak üzere davetli diğer kolordu komutanları – biri hariç
– katıldı. Mustafa Kemal, Kazım Karabekir Paşaya kendi kaldığı odayı
vererek kendisi başka bir odaya geçecektir..

Komutanlar toplantısına Temsil Kurulu üyeleri de katıldı. Toplantı
gündeminde üç konu ele alındı: Mebuslar Meclisinin toplanma yeri,
Meclisin toplanmasından sonra Temsil Kurulu ve millî teşkilatın alacağı
şekil ve çalışma yöntemi, Paris Barış Konferansının bizim için olumlu
veya olumsuz bir karar vermesi halinde tutulacak yol.

Bu konu başlıkları ile ilgili olarak 29 Kasım günü şu
kararlar alındı:


Sakıncalarına rağmen Meclisin İstanbul'da açılmasına karşı çıkılmayacak.
Seçilen milletvekilleri İstanbul'a gitmeden önce Trabzon, Samsun,
İnebolu, Eskişehir ve Edirne gibi şehirlerde toplanarak, kendilerine
gerekli bilgiler verilecek. Güvenlik önlemleri alınacak. Mecliste güçlü
bir grup kurulacak. Komutanlar millî teşkilatın yayılmasına ve
güçlendirilmesine hız verecek. İstenen şartlar oluşuncaya kadar Temsil
Kurulu görevine devam edecek. Askeri önlemlere kesintiye uğramaksızın
devam edilecek. Paris Konferansı olumsuz karar verirse, milletin bu
konudaki kararına göre hareket edilecektir.

Kolordu Komutanlarının bir davetle Sivas'ta toplanması, millî teşkilatın
gücünü göstermesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

Kuvâ-yi Milliyeyi Amil, Millî İradeyi Hakim Kılmak Esastır

Milli Mücadele döneminde yaklaşık 28 kongre toplanmıştır. Bu kongreler
içerisinde tek ulusal kongre Sivas Kongresi'dir. Sivas Kongresi Erzurum
Kongresi'nde seçilen Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil
Kurulu üyeleri ve yeni seçilen diğer delegelerin katılımı ile
toplanmıştır. Dolayısıyla bütün yurdu ve milleti temsil eden delegelerin
katılımı ile kongre toplanmıştır.

Sivas Kongresi kararları arasında geçen “... Kuvâ-yı Milliyeyi Amil
Millî İradeyi Hakim Kılmak Esastır ” (Millî güçleri etkili ve millî
iradeyi egemen kılmak kesin ilkedir) ifadesi ile “millet egemenliği”
Amasya Genelgesi ve Erzurum Kongresi'nden sonra ulusal bir kongre olan
Sivas Kongresiyle hayata geçirilmiş oluyordu

Sivas Kongresi ve Temsil Kurulu milletten aldıkları temsil yetkisi ile
bir hükümet gibi hareket ederek, yürütme görevini yerine getirmiştir.

Sivas Kongresi kararı ile kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti, TBMM açıldıktan sonra da faaliyetine devam etmiş,siyasi bir
grubun adı olmuş ve nihayet bu cemiyetin ismi değiştirilmek suretiyle
yeni Türk devletinin ilk siyasi partisi olan “Halk Fırkası”nın kuruluşu
sağlanmıştır.

Bu gelişmelerle Sivas Kongresi, TBMM iktidarına ve Cumhuriyet rejimine
geçişin kurumu olmuştur.

“Cumhuriyetin Temelinin Sivas'ta atıldığı” ifadesinin tarihi kökleri de
bu tarihi süreçten kaynaklanmaktadır.

Ulu Önder ******, 13 Kasım 1937 günü Sivas'ı son defa ziyaret
ettiklerinde, Kongre salonunu gezerken yanındakilere dönerek, Sivas
Kongresi'nin önemini en güzel şekilde ifade eden şu veciz sözü
söylemişti:

“ Burada Bir Milletin

Kurtuluşunu Hazırlayan

Kararlar Verildi”

*********

Sivas, 108 Gün Millî Mücadele Merkezi Olmuştur

Mustafa Kemal Paşa ve Temsil Kurulu, 2 Eylül 1919 günü geldikleri
Sivas'ta 108 gün kaldıktan sonra, 18 Aralık 1919 günü Ankara'ya hareket
etmişlerdir.

Bu 108 gün boyunca Sivas Millî Mücadele merkezi olmuş, Sivaslılar bütün
içtenlikleri ile bu kutlu konuklara ev sahipliği yapmış ve önemli bir
çok tarihî olay bu süreçte yaşanmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://turkishpowerforum.hareketforum.biz
 
Millî Mücadelede Sivas
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» GÖÇ YOLLARI

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Turkish Power :: Genel Kültür :: Kültür-
Buraya geçin: